top of page

Beyzagül'ün Amerika Tecrübeleri

  • Bölüm: Psikoloji

  • Ne zaman gitti? Hazırlık senesi sonunda 2023’te bir de 1. Sınıf sonunda 2024’te

  • Gidilen yer: İlk sene Palace Playland, Old Orchard Beach, Maine’e. İkinci sene Kilwins, Saugatuck, Michigan’a

  • Yapılan iş/işler: Ride Operator, Kasiyerlik, Housekeeping ve Customer Service(Dondurmacıda dondurma verip ödemelerini alıyorduk.)

  • Saatlik ücret: İlk yaz: Ride Operator $17 / İkinci yaz: Dondurmacı $16

  • Aracı şirkete ödenen ücret: $2850/$2750

  • Aylık kira: $540/ 0 (dondurmacının bağlı olduğu apartmandı bir ücret almadılar)

  • Toplam kazanılan: $12.000 / $12.500

  • Toplam harcanan: $6.000 / $2500 (gezmedim :))

Amerika'ya gitme kararını verirken beklentiniz neydi?

Farklı bir kültür görmek, Amerikayı görmek ve başka yerlere gitmek için de para kazanmaktı. Biraz da macera arayışıydı.

Hangi WAT şirketi ile gittiniz ve memnun kaldınız mı?

İlk yaz ICCP ile gittim, çok fazla ve güzel yerde seçenekleri vardı ve iş seçimi açısından çok esnek. (Liste vardı seçiyorduk diğer şirketlerde daha çok onların elinde önünüze iş gelmesi sanıyorum.) Gitmeden önce ilgilendiler ama açıkçası gittikten sonra hiç ulaşmadılar ve vize randevusunu biz alıyorduk internetten diğer bazı şirketlerin aksine. Bir tanıdığım önceden gittiği için güvenilirdi ama size ilk yazınızda profesyonel bir şirket öneririm.


İkinci yaz Armada Grandee ile gittim. Gitmeden önce de gittikten sonra da ilgililerdi hatta bir rahatsızlığımda bile ulaşabildim ve randevuyu onlar almıştı. Ama açıkçası işlerini beğenmemiştim ve bir an önce sizi herhangi bir işe koymaya çalışıyorlar beğenmenizden beğenmemenizden bağımsız. Zaten işin sonunda da önceki yazımda arkadaşımın çalıştığı işe mail atıp self-placement yapmıştım..

İş seçimi, vize süreci yani gitmeden önceki süreçte yaşadığınız zorluklar nelerdi ve tekrar gidecek olsanız neyi farklı yapardınız?

İlk yaz az daha ilk işim Housekeeperlık olarak Alaska’ya gidecektim, ikinci iş olarak yaptığımda iyi ki olmamış dedim çok yorucu ve monotondu. Baştan hiç düşünmezdim o işi, kasiyerlik, kafe işleri candır. Vize sürecinde de tranksripti almayı son güne bırakmıştım ve alamayıp transkripti gidemeyebilirdim. Başkası yapar mı zaten bunu bilmem ama son güne bırakmazdım. Onun dışında vizede sorun yaşamadım, ikisini de İstanbul’dan aldım.

Amerika'da olduğunuz süre zarfında farklı yapardım dediğiniz şeyler var mı?

Genel olarak orada tanıştığım yabancı arkadaşlarımla ya da menajerlerimle (onlar da arkadaş olmuştu artık) daha çok vakit geçirirdim, dönünce geriye kalan anılar onlar oluyor. Bir de Michigan’ın batısındaki insanlar daha dindar Hristiyan oluyorlar ve farklı kiliselere bağlıydılar, önceden araştırıp onlarla daha çok o konuda sohbet edebilseydim güzel olurdu.

Gezi tecrübeleriniz hakkında yorumunuzu sorsak?

İyi ki Boston’a gidip oradan gece otobüsüyle NYC’e geçmişiz, çok tatlı bir yolculuktu. Boston’da otelde bir gün için sorun yaşayıp geceyi otogarda geçirmiştik biraz ürkütücü olsa da güzel bir anı olarak kaldı o da . Bir de NYC’de nasıl olduysa gezdiğimiz 3 günün 3’ü de yağmurluydu, ona göre planlasak güzel olurmuş.


İkinci yaz da Michigan içindeki menajerlerimizle gezilerimiz çok keyifliydi iyi ki de gezmişiz beraber. Şikago’ya gittiğimde de o ünlü pizzayı yiyemedim bir de onu yerdim. Onun dışında valla Niagara Şelalesi’ne gidemedik orası içimde kaldı iki yazdan birinde bir şekilde ayarlayıp gitmek isterdim.

Deneyiminiz boyunca sizi en çok etkileyen ne oldu?  Döndükten sonra da hayatınızı etkileyen şeyler oldu mu?

Amerika’yı öncesinde siyahi olaylarıyla açıkçası ırkçı diye kodlamıştım ve giderken de başörtülü olduğum için endişem vardı. Aksine ırkçı olanları olmasıyla beraber (ben yaşamadım) olmayanları da çoğu ülke insanına göre farklılıklara daha alışkın ve açık. Ben bu kadar saygı beklemiyordum, namaz kılmamız için otelin patronu evine çıkartmıştı ve lunaparktaki menajer namaz kılanların molasını namaz vaktine göre ayarlamıştı.


Günlük hayatta da sokakta bir yaşlı teyze size bisiklet sürseniz bile selam verebilir ve herkes birbirini kırk yıldır tanıyor gibi muhabbet edebiliyor bu da şaşırtmıştı. Bir de tabii ırkçılığa uğrayan, öncesinde de bıçaklanmış ve bunu çok normal şekilde anlatan dondurmacıdaki Meksikalı Trinity abimi de unutamıyorum. Ayrıca onlar için komşularının psikopat suçlu olması veya işte Şikago’da silahlı olaylar olması çokça sıradan, sadece güvensiz olan yerleri hissediyormuşsun mesela arabada oraya girmiyormuşsun ya da silahlı bir olay oluyorsa olayla alakan yoksa sana bir şey olmazmış. :)


Şikago downtown’ da gezerken de güvende hissetmeme rağmen geçtiğim yoldan valizimi bıraktığım yere döndüğümde polis kaldırımın köşesini kapatmış inceliyordu.


Döndüğümde de bu deneyimlerin beni büyüttüğünü hissettim ve dünya bakışı kazandırdı. Avrupa’da gezerken veya Türkiye’de gezerken Amerika’yla farkını karşılaştırabiliyorum. Ayrıca orada para kazandığım parayla gezebiliyorum şu anda o yüzden şu anki hayatıma çokça katkısı olduğunu düşünüyorum.

En çok neyi özlediniz?

En çok oradaki tanıştığım insanlarla geçirdiğim vakti, mesela menajerimin evine gittiğim zamanı ya da iş çıkışı oturup muhabbet ettiğimiz zamanları. Ve arada dışarı çıkıp sokaklarında dolaşmayı.

Gidecek arkadaşlara ne önerirdiniz?

İyi geçen zamanlar da geçiyor kötü olan deneyimler de geçiyor, geçici bir süre kaldığınızı sık sık hatırlayın keyfini çıkarın derim. İnsanlarla tanışmaya veya İngilizce konuşmaya çekinmezseniz daha keyifli geçiyor. Bir de Supervisor’lar menajerler falan çok çıkarcı olmasa da Amerika’da patronlar çıkarcı olabiliyor, onu göz önünde bulundurun ve bu yüzden dönüş tarihinizi dikkatli seçmenizi öneririm. O tarihe göre tutabilirler sizi dönmek isteseniz de. (Tabii isteseniz yine de gidersiniz ama ikinci kez gitmek istediğinizde vizede problem olarak dönebilir size.)

Son olarak WAT deneyiminizle alakalı aklınıza ilk gelen kelimeyi/cümleyi bırakmanızı istesek :)

You guys are like a family (Kuzenim ve abimle gitmiştik ilk yaz ve akşam Türk çayı yudumluyorduk.) :)



Yorumlar


bottom of page